MAR
08

SMA hastalığı nedir?

SMA hastalığı nedir?
Spinal muskuler atrofi (SMA) hastalığı ; kasların hareket etmesini sağlayan sinir hücrelerinin tahrip olmasıdır. Sinir sisteminin işlevini göstermemesi sonucunda kas sisteminde erime ve zayıflama olmaya başlar. Hastada kuvvetsizlik, dilde fasikilasyon, yürüyememe, beslenme bozuklukları ve hareketlerde yavaşlık gibi belirtiler görülür. Ciddi hastalıkların başında yer alır. SMA Hastalığı bulaşıcı değildir. Ancak tedbir alınmaması durumunda tehlikeli sonuçlar ortaya çıkar. İlerleyici ve doğru tedavi uygulanmadığında ölümle sonuçlanır. Hastalığın bir başka etkisi de kol ve bacak kaslarında zamanla güçsüzlük oluşur. Bu hastalık ülkemizde de bir çok çocuğun hayatına maal olmuştur. Ülkemizde bu hastalığın diğer adı “ gevşek bebek sendromu ’’dur.SMA hastalığı 3 tip te oluşur. 1. TİP SMA ; hastalığın evresi bebeklik döneminde başlar. Ailelerin dikkatli olması lazım. Çocukların bakımlarını ve her ay kontrollerini mutlaka yaptırmaları gerekir. Yaşıtlarına göre boyu, kilosu ve hareket kabiliyeti nasıl olmalıdır bu konuda doktorlarına danışmalılar. Hastalığın en tehlikeli evresidir. Bebeğin kas hücreleri hareket etmez ve bu sebeple de ölüme yol açabilir. 2.TİP SMA ; bebeklerin 1_2 yaşından sonra ortaya çıkar. Bebekler zamanla oturma eğilimini kazanırlar. Fakat hastalık nedeni ile yürüyemezler .Zamanla çocukların gelişimin de yaşıtlarına göre gerilik oluşur. 3.TİP SMA ; bu evre ise genelde gençlik döneminde görülür. Aslında bebeklikten beri belirtileri vardır. Ama gençlik döneminde saptanır.SMA Hastalığının belirtileri nelerdir?Hastada kol ve bacak hareketlerinde azalma, kuvvetsizlik, beslenme Bozuklukları, yürüyememe, solunum sıkıntıları, yutkunmada sorun yaşama, dilde fasikilasyon, cılız ağlama, bebeklik döneminde yaşıtlarının geriden takip etme gibi etmenler gözlenir. Bu tarzbelirtiler diğer hastalıklarda da görülebilir. Kesin sonuç için doktor teşhisi önemlidir.SMA Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?2018 yılına kadar hastalığın her hangi bir tedavisi olmadığını, ancak hastaya belirli tedaviler yaparak yaşamını sürdürebilmesi amaçlanır. Hastalığın ülkemizde de sık görülmesi doktorlar tarafından önemli bir süreç oluşturur. Tedavi arayışı içine giren doktorlar son beş aydır bir ilaç tedavisi uygulamakta. Hastalıkta 2 tür yöntem uygulanır. İlki genetik terapi. Hastalığın nedeni saptanır ortadan kaldırılmayı amaçlanır. İkinci yöntem ise ölü hücreler yeni hücrelerle değiştirilmesi amaçlanır. Hastalığın 1. Ve 2. Tiplerinde tedavi daha çabuk etkisini göstermeye başlar. Gelişim çağında Nöronlar yenilenmek için daha uygundur. Bebekler ve çocuklarda daha etkilidir. Ancak hastanın omurilik zedelenmesi veya Travma yaşamasından sonra bu rahatsızlık ortaya çıkar ise hücre nakli olamamakta. Kök hücreler hastalığın tedavisinde büyük önem taşır ve çoğaltılabilmesi mümkündür. Bu sayede hücrelerin yenilenmesi hastalığın tedavisine umut olur. İlk olarak kök hücre tedavisi Kaliforniya üniversitesinde gerçekleştirilir. %95 kesin sonuç alınmıştır . Bu sonuç hastalara için ışık olur.Her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da moral ve motive oldukça önemlidir. Hasta, moralini ne kadar yüksek tutarsa tedavi süreci de o kadar iyi geçer. Ayrıca doktorların söylediklerini dinleyip uygulamak tedavi sürecini hızlandırır. İnternette güvenilir olmayan sayfalardan edinilen bilgiler hastanın psikolojisini bozabilir.SMA Hastaları Nasıl Beslenmelidir?Diğer hastalıklarda olduğu gibi bu hastalığın da ilk tedavilerinden biride güzel bakım ve dengeli beslenmedir. Hastalığın kolay geçebilmesi için yenmesi gereken besinler; protein içeren yiyecekler süt ve yumurta haftada bir kırmızı et balık eti ve tavuk eti, tahıl ürünleri kuru baklagiller fıstık, fındık ve ceviz gibi, yeşil yapraklı sebzeler maydanoz nane ve bamya gibi , kalsiyum içeren yiyeceklerhastalığın rahat geçmesine yardımcı olur. Bol bol vitamin almak bu hastalığın ilacı durumundadır.
  694 Okuma
694 Okuma
KAS
14

Bulgur Diyabet Riskini Azaltıyor

Beslenme uzmanları bulgur gibi besinlerin glisemik indeksi düşük olduğundan diyabet ve kalp hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkların oluşma riskini azaltabileceğini belirtti.

Şeker hastalığı olarak bilinen diyabet hastalığının tedavisinde beslenme çok önemli bir unsur. Bu sebeple beslenme uzmanları hastalara glisemik indeksi düşük ve yüksek posalı besinlerden oluşan dengeli bir beslenme programı oluşturulması gerektiğini belirtiyor.

Özellikle bulgurun hem besin değerinin zenginliği hem de glisemik indeks içeriğinin düşük olması onu sofralarımızın baş köşesinde olması gereken bir besin haline getiriyor. Bulgur gibi glisemik indeksi düşük olan besinler uzun vadede diyabet, kalp hastalıkları ve hiperinsülin gibi kronik hastalıkların oluşma riskini azaltabilir.

  449 Okuma
449 Okuma
EKI
08

Bu Vitaminlerin Eksikliği Hastalığa Yol Açıyor

Özellikle kış aylarında vücudumuzun vitamin ihtiyacı daha çok artar.Havanın hızla soğuması ve mevsim geçişleri beraberinde hastalıkları da getiriyor. Bu sebeple vücudun direncini arttırmak için bu vitaminleri vücudumuzdan eksik etmemeliyiz.

C Vitamini

C Vitamini

Eksikliği vücutta kollajen yapımında bozukluklara yol açmakta. C vitamini vücudumuz için önemli bir antioksidandır. Turunçgiller, biber, brokoli, maydanoz, çilek, ananas, kavun, nar gibi besinlerden C vitamini depolayabilirsiniz.
D Vitamini

D Vitamini

Eksikliği kemik erimesine yol açabilir. D vitaminin en önemli kaynağı güneş ışınları. Özellikle kış aylarında vücudun D vitamini ihtiyacını karşılamak için süt, yumurta, peynir, balık gibi besinleri sıkça tüketmeliyiz. D vitamini eksikliği yaşlılarda kemik erimesi, çocuklarda ise gelişim sorunlarına yol açabiliyor.
A Vitamini

A Vitamini

Eksiliği göz kuruluğuna yol açabiliyor ve ileride daha büyük göz sorunlarıyla karşılaşmanız olası. Diş - kemik yapısının gelişmesinde ve korunmasında etkili olan A vitaminini; havuç, domates, süt ve balık gibi besinlerden alabilirsiniz.
B6 ve B12 Vitamini

B6 ve B12 Vitamini

Eksikliği vücutta kansızlığa yol açıyor. Ayrıca deri problemlerine de sebebiyet verebilir. Balık, et, süt gibi besinlerden bu vitaminleri vücudunuza alabilirsiniz.

  407 Okuma
407 Okuma
EYL
26

Sonbahar Yorgunluğu İçin Öneriler

Sonbahar Yorgunluğu İçin Öneriler

Halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, cinsel isteksizlik ve uyku isteği...Son zamanlarda bu belirtilerden şikayetçiyseniz, nedeni sonbahar yorgunluğu olabilir.

Mevsim değişikliği ve yazın renkli, dolu ve yoğun temposunu geride bırakmak kaygı, psikolojik ve bedensel sorunlara yol açabilir. Bu süreçte en önemli savunma silahı sağlıklı beslenmek. Beslenmenin iyi düzenlenmesinin yanı sıra vücudun direncini arttırmak için en önemli etken su tüketimi. Gün boyu zinde tutabilecek en önemli ve en ekonomik besin aracıdır. Gün içerisinde vücudu susuz bırakmak baş ağrısı ve yorgunluğa sebep olabilir. Hava sıcaklığı azalsa bile su tüketimi kesinlikle ihmal edilmemelidir.

Sonbahar Yorgunluğunu Hafifletmek İçin Önerilerİlk olarak yorgunluğun nedenini araştırın.İş yoğunluğu ise temponuzu hafifletin. Kısa kısa molalar vererek çalışın.Sebep monotonluksa hayatınızı renklendirecek aktivitelerle uğraşın.Tatil en etkili ilaçtır. İmkanlarınızı zorlayarak birkaç gün kaçamak yapabilirsiniz.Spor, yürüyüş, koşu, bisiklet ya da küçük egzersizler yapın. Böylece metabolizmanız hızlanır ve daha fazla enerji oluşur.Bol sebze ve meyve tüketin. Özellikle B ve C vitamini açısından zengin besinleri tüketin. Ayrıca protein ve karbonhidrat içeren gıdaları tüketmeyi de ihmal etmeyin.Bol su tüketin. Gün içerisinde 3 litre su tüketmeye çalışın.Uyku düzeninize dikkat edin.

  442 Okuma
442 Okuma
AğU
26

Kuru Üzümün Faydaları

Antioksidan Etkisi

Antioksidan Etkisi

Kuru üzüm, tıpkı kuru erik ve kuru kayısı gibi, antioksidan etkisi olan “fenoller” bakımından zengindir. Ancak taze üzümün kuru üzüme göre daha çok antioksidan içerdiği unutulmamalıdır çünkü kurutma işlemi sırasında antioksidan etkisi yaratan bazı bileşenlerin miktarı azalır.
Enfeksiyonların Tedavisi

Enfeksiyonların Tedavisi

Kuru üzümün içerisinde bulunan polifenolik bitkisel besinler, enfeksiyonları önleyen ve vücudun düzgün çalışmasını sağlayan bilinen doğal kimyasallardır. Bu polifenoller ateşiniz varsa vücut ısısını düşürmeye yardımcı olur ve enfeksiyona neden olan bakteriler ile mücadele eder.
Kemik Sağlığı

Kemik Sağlığı

Gıdalar yoluyla alınan kalsiyumun vücut tarafından daha etkili bir biçimde emilmesine yardımcı olan “boron” minerali için kuru üzümü tercih edebilirsiniz.
Sindirim

Sindirim

Düzenli çalışan bir sindirim sistemi için kadınların her gün 25 gram, erkeklerin ise 38 gram besin lifi alması gerekiyor. 50 adet kuru üzüm yaklaşık 1 gram besin lifi içerir. Yani sadece kuru üzüm yiyerek günlük besin lifi ihtiyacınızı karşılamanız pek mümkün değil. Bu sebeple lifli gıdalara takviye olarak kuru üzüm tüketebilirsiniz.
Demir Eksikliği

Demir Eksikliği

Kuru üzüm demir bakımından en zengin kuru meyvelerden biridir. Demir eksikliği olan kişilerin yardımcı gıda olara tüketebileceği bir besindir.
Göz Bakımı

Göz Bakımı

“Sarı nokta” hastalığı olarak bilinen ve genel olarak 50 yaş üzerindeki kişileri etkileyen bir göz hastalığı olan “makula dejenerasyonu” riskini kuru üzümle azaltabilirsiniz. Ayrıca kuru üzüm sağlıklı gözler için gerekli olan A vitamini, beta-karoten ve alfa-karoten içerir.
Ağız Sağlığı

Ağız Sağlığı

Dişleri sağlıklı ve güçlü diş tutmaktan sorumlu olan kalsiyum açısından da zengin bir besin olduğu için rahatlıkla tüketebilirsiniz.
Anemi (Kansızlık)

Anemi (Kansızlık)

Kuru üzüm demir açısından zengin bir gıdadır. Bu nedenle anemi tedavisi için en iyi çarelerden biridir. Kuru üzümün içerisinde bulunan B vitamini kompleksi kan oluşumuna yardımcı olur. Kırmızı kan hücrelerinin oluşumunu teşvik eden ve zenginleştiren yüksek bakır içeriğine sahiptir.

  511 Okuma
511 Okuma
TEM
29

Hafızayı Güçlendiren Besinler

Hafızayı güçlendirmek, beynin gücünü arttırmak için en iyi besin listesine bir göz atın !

  • Kırmızı Meyveler

    Kırmızı Meyveler

    Kırmızı meyveler diğer meyvelere oranla bazı antioksidanların en yüksek konsantrasyonlarını bünyelerinde barındırırlar ve hepsi beyin hücrelerinin bozulmalarına karşı koruyucu etki gösteren, yararlı antosiyaninler ve flavonollerden (flavonoidlerin alt grubu) zengindir. Yaban mersini, flavonoidlerin en iyi kaynaklarından biri olduğundan tüketimine günlük beslenmenizde yer vermeniz önerilir.
  • Balık

    Balık

    Yağ oranı yüksek olan gıdalar genellikle belleği güçlendirmek için tavsiye edilmez, ama omega-3 yağ asitleri bilişsel fonksiyon üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Özellikle somon, ton balığı gibi yağlı balıkların tüketimi beyninizin ihtiyaç duyduğu omega-2 yağ asitlerini almanıza yardımcı olacaktır.
  • Ispanak

    Ispanak

    Folat ve B vitamini açısından zengin bir besindir. Folat ve B vitamini nöronlara zarar veren "homosistein" adlı maddeye karşı beyni korur. Ayrıca ıspanak kırmızı kan hücrelerinin sentezine de yardımcı olur. Diğer yapraklı sebzelerle hafızayı güçlendirmek için kullanılabilir.
  • Çikolata

    Çikolata

    Yüksek miktarda kakao içeren siyah çikolata endorfin salınımını arttırır. Endorfin seviyesi yükseldikçe ruh hali yukarı çıkar ve konsantrasyon artar.
  • Süt ve Süt Ürünleri

    Süt ve Süt Ürünleri

    Yağsız süt, organik yoğurt ve az yağlı peynir yüksek protein ile vücuttaki dokuların gelişmesine yardımcı olur. Ayrıca odaklanma ve hafızayı geliştirir.
  • Yumurta

    Yumurta

    A, B, B12, ve D vitaminleri bakımından zengindir. Hafızanın gelişmesine yardım eder.
  • Yeşil Çay

    Yeşil Çay

    Düzenli tüketildiğinde kolesterolü ve homosistein miktarını azaltır ve beyin fonksiyonlarının korunmasına yardımcı olur.
  • Çekirdek

    Çekirdek

    Ay çekirdeği ve kabak çekirdeğindeki mineraller uykusuzluğa iyi gelir, kavrama yeteneğini geliştirir, düşünce akışına yardımcı olur.
  • Kepekli Tahıllar

    Kepekli Tahıllar

    Esmer pirinç, kepek ekmeği, yulaf gibi kepekli besinler B6, B12 vitamini ve folik asit içerir. Bu besinler belleği korur, konsantrasyonu arttırır.

      536 Okuma
    536 Okuma

    Haftasonu Etkinlik, Bilal Bulut, Film Analiz, © 2017 Yenimio.com | E2