Subcategories from this category:

Güzellik, Alışveriş, Aşk ve İlişkiler, Evim, Anne ve Çocuk, Gezi
HAZ
26

Gelin Çeyiz Listesi Nasıl Olmalıdır?

Gelin Çeyiz Listesi Nasıl Olmalıdır?
Gelin çeyizi, özellikle son zamanlarda özenle hazırlanmayan veya çoğunlukla ihmal edilen geleneklerimizden biridir. Çeyiz seti, geleneklere göre gelinin, aileye yapacağı maddi katkı olarak kabul edilir. Düğünden aylar, hatta yıllar önce özen ve uyumla hazırlanılır ve büyük bir önem atfedilir. Peki eksiksiz bir çeyiz seti içerisinde neler bulunması ...
Haberi Oku
  106 Okuma
106 Okuma
HAZ
23

Deri Üzerinde Beyaz Lekelerin Oluşumu ve Sebebi Nedir?

Ciltteki Beyaz Lekeler
Deri üzerinde oluşan beyaz lekeler sıklıkla karşılaşılan cilt hastalıklarından biridir. Bu cilt sorunu hem cildin görünümü bozmakta hem de olası bir hastalık ihtimalini beraberinde getirmektedir. Tinea Versicolor adı verilen bir mantar türü olan bu beyaz lekeler, daha çok sıcak aylarda oluşmaktadır. Özellikle koyu ten rengine sahip insanlarda daha ...
Haberi Oku
  151 Okuma
151 Okuma
HAZ
15

Bitkisel Kürler ile Güzellik Önerileri

Bitkisel Kürler ile Güzellik Önerileri
Günümüzde eskiye nazaran ilaçlar, kremler vb. kimyasal içerikli farklı farklı ürünler popülaritesini yitirirken, doğal ve bitkisel kürlere ilgi daha da çoğalmıştır. Peki, geçmişin bu bitkisel kürleri vücudumuzda ne gibi değişikliklere sebep oluyor ve gerçekten işe yarıyor mu? Yarıyorsa hangi kürler ne gibi değişikliklere sebep oluyor, bakalım....
Haberi Oku
  197 Okuma
197 Okuma
HAZ
01

En Çok Tercih Edilen 5 Diyet Listesi

5-diyet-listesi
Kilo verme sürecinde size yardımcı olabilecek onlarca diyet listesi vardır. Bu diyetlerin bazıları iştahınızı azaltmaya, bazıları ise alınan kalori, yağ ve karbonhidratı azaltmaya yöneliktir. Fakat uygulanan her diyet listesi maalesef herkes için olumlu sonuçlanmayabilir. Dolayısıyla diyet seçerken seçici olmanız ve daha önce denenmiş ve başarılı s...
Haberi Oku
  340 Okuma
340 Okuma
MAY
30

Karantina da ki Barbie ile tanışın!

barbieler
Barbie bebeklerin gerçek üstü "mükemmel" görünümlerine karşı kampanya başlatan Tonya Ruiz, bu sefer "Barbie bebek karantina da nasıl görünür?" projesini başlattı. Bu projesi ile Barbie bebeklerin karantina da nasıl görüneceğine dikkat çeken Tonya Ruiz bizce gerçekten başarılı bir proje hazırlamış. Karşınızda bebek bakan, yemek yapan, pasaklı v...
Haberi Oku
  399 Okuma
399 Okuma
MAY
27

Çocuklar için kahvaltı önerileri

cocuklar-icin-kahvalti
Günün en önemli öğünü olan kahvaltı kuşkusuz ki hepimiz için çok önemlidir. Büyükler bu konuda kendilerince bir düzen oturtmuş olsalar da çocuklar için böyle bir şey her zaman mümkün olmamaktadır. Çocuklar için yemek yemek ya da kahvaltı etmek bazen işkenceye dönüşüp anne babaya zor anlar yaşatabilmektedir. Bu yüzden ebeveynler tarafından çeşitli y...
Haberi Oku
  352 Okuma
Etiketler:
352 Okuma
MAR
13

Tatilciler toplanın! Bu yaz cruise seyahati yapmak için 5 harika sebep

Tatilciler toplanın! Bu yaz cruise seyahati yapmak için 5 harika sebep
Yaz tatilinizi en güzel denizlerin ortasında yüzen, her gün başka bir limana, farklı koylara doğru yol alan bir otelde geçirdiğinizi hayal edin... Mavinin farklı tonlarını görebileceğiniz, yeni tatlar ve mekanlar keşfedebileceğiniz, eğlencenin doruğuna ulaşabileceğiniz bir tatil istiyorsanız hadi gelin size cruise seyahatinin eşsiz güzelliklerini anlatalım.

Her sabah başka bir limanda uyanmak

Cruise seyahatinin belki de en güzel yönlerinden biri her sabah gözünüzü farklı bir limanda, yeni bir şehirde açmaktır. Heyecanla etrafı keşfetmek için hızlıca göz gezdirirsiniz ve bu keşfetme duygunuzun sizi ne kadar mutlu edeceğini tahmin edemezsiniz. Yeni mekanları keşfetmek, yeni tatları denemek ve mavinin onlarca farklı tonunu sunan berrak sularda yüzeceğinizi bilmek sizi de heyecanlandırmadı mı?

Ayrıca her sabah yeni bir koyda veya limanda gözlerinizi açarken bavul taşıma, açma veya kapama gibi dertlerinizin olmadığını da unutmayın.

Hem denizde hem karada eğlencenin dibine vurmak

Cruise seyahatiyle ilgili en yaygın bilinen yanlışlardan biri de gece eğlencelerinin kaçırıldığı yanılgısıdır. Halbuki gerçekte böyle olmadığını kendiniz de deneyerek görebilirsiniz. Hem gemi içindeki oyunlar ve sıkılmamanız için ince ince tasarlanmış aktiviteler, hem de yanaşılan limanlardaki eğlence hayatına kendinizi rahatça bırakabileceğinizden emin olun! Gemide, her sabah kabininize günlük aktivitelerin nasıl planlandığına dair gazeteler bırakılır. Yani gemide sıkılmanız mümkün değildir. 7 gece konaklamalı cruise seyahatine dahil olduğunuzda, geceyi ister denizde ister karada geçirip eğlencenin dibine vurabilirsiniz, tercih sizin!

Tadı damağınızda kalacak dünya lezzetlerini tatmak

Cruise seyahatleri için yıllardır biriktirdiği tecrübesini geminin farklı restoranlarına akıtan usta şeflerin elinden yeni lezzetler tadarsınız. Sonsuz maviliğe, gün batımına, eşsiz manzaralara bakarken dünya mutfaklarını deneyimlemenin keyfine varırsınız. "Beni deniz tutar" gibi yanılgılardan çoktan kurtulmuş olarak içiniz rahat yemeğe başlayabilirsiniz. Cruise gemileri oldukça dengede ve ağır bir yapıya sahip olduğundan dalgaları hissetmeniz neredeyse mümkün değildir.

Vize derdi olmadan başka ülkeleri gezmek

Vizesiz cruise turları, başka bir ülkeye vize gerektirmeden seyahatleri içinde barındırır. Türkiye'den en çok Yunanistan'a vizesiz cruise turları düzenlense de dünyanın başka bölgeleri için de vizesiz turlara kolayca ulaşabilirsiniz. Gemiye binerken gemi personeline teslim edeceğiniz pasaportunuzun yerine size verilecek cruise kartı hem gemide, hem de uğradığınız karasal noktalarda pasaportunuz yerine geçer.

Başlı başına unutulmaz bir tatil ve eşsiz bir deneyim

Cruise seyahati aslında ne kadar anlatsak da kolay kolay hayal edilebilir bir deneyim değildir. Yazın ortasında ılık rüzgarların estiği masmavi denizlerde, büyük ve konforlu bir yüzen otelin içinde kendi yaş grubunuzdan insanlarla hem eğlenmeyi hem de dinlenmeyi belki de artık bu yaz değerlendirmelisiniz.
  1184 Okuma
1184 Okuma
MAR
01

Hangi cilde hangi maske yapılmalı?

Hangi cilde hangi maske yapılmalı?
Akneli ciltler: Bu cilt tipinin olmazsa olmazı kil. Kil insanlığın başına gelen en mucizevi güzellik ürünlerinden biri ve yalnızca araç gereç-malzeme olarak değil, güzellik ürünü olarak da kullanılmış tarih boyunca. Kil bildiğiniz gibi mineral açısından inanılmaz zengin bir doğal kaynak.

Kuru ciltler: Eğer kuru bir cildiniz varsa ihtiyacı olan tek şey nemdir. Yüzde 75’i doymamış yağlardan oluşan avokado meyvesinin B,E,K vitaminlerinin depo edildiği bir meyve ve muza göre yüzde 35 daha fazla potasyum içeriyor. Yarım avokadoyu püre haline getirip bir çay kaşığı zeytinyağı ve bir tatlı kaşığı balla karıştırın ve 15 dakika bekletin cildinizde. Haftada bir veya on günde bir yaparsanız gerçekten farkı göreceksiniz. Aynı maskeyi saçlara da kullanabilirsiniz.

Yağlı ciltler: Yapmamız gereken şey öncelikle cilde ihtiyacı olan nemi kesinlikle vermek. Kadınların en büyük yanlışlarından bir tanesi de “Benim cildim zaten yağlı ve nemlendirmeme gerek yok” diye düşünmeleridir. Dermatologunuza danışarak veya güvendiğiniz herhangi bir cilt bakım markasının satış danışmanına danışarak, cilt tipinize uygun hafif formüllü bir nemlendirici edinin kesinlikle. Vereceğimiz ikinci tüyo ise bol bol su içmek olacaktır. Sizin yüzünüze en iyi gelecek şey ise limon! Haftada bir kere limonu tonik olarak kullanabilirsiniz.
  1414 Okuma
1414 Okuma
MAR
01

Tırnaklarınızı güçlendiriyoruz

Tırnaklarınızı güçlendiriyoruz
Bazen sıkça ihmal ediyoruz onları! Manikür ve pediküre gitmeyi bırakın el kremi sürecek vakti zor bulduğunuz zamanlar olduğunu biliyoruz. Fakat onlar ihmale gelmeyi pek sevmiyorlar. Bakımsız olduklarını maalesef hemen belli ediyorlar.

• Eğer tırnaklarınızın güçlü ve sağlıklı uzamasını istiyorsanız işe günde 1.5 litre su içerek başlayabilirsiniz.
• Ellerinizi her gün nemlendirmeyi unutmayın. Güneş koruyuculu bir ürün kullanmak ellerinizin üzerinde ileriki yaşlarda çıkacak lekelerin önüne geçer.
• Topuk çatlakları her kadının korkulu rüyası. Eğer çatlaklarınız çok derin değilse poza taşı yerine evde her banyoda peeling yapmayı deneyin. Yves Rocher ve The Body Shop’un çok başarılı ayak peeling’leri var. Peeling’in ardından evde ayaklarınıza bolca krem sürüp, çorapla dolaşın. Hatta başarabilirseniz onlarla uyuyun.
• Mavala’nın el peeling’i kısa sürede manikür etkisi yaratarak ellerde harikalar yaratıyor. Maniküre gidecek vaktiniz yoksa ellerinize bu peeling’den uygulayın, 10 dakika bekleyip yıkayın. Kütiküllerinize tırnak bakım yağı sürün, geri ittirin. Ellerinizi kremleyin ve çıkın.
• Çok yorgun olduğunuz günlerde eve gelir gelmez ayaklarınıza soğuk su tutun. Ardından lavanta yağı ile masaj yaparsanız kendinizi çok kısa bir süre içinde çok daha iyi hissedeceğinizin garantisini verebiliriz.
• Özellikle spor ayakkabılarınızı enfeksiyonların önüne geçmek için giydikten sonra mutlaka havalandırın ve ertesi gün hemen yeniden giymeyin.
• Yaz aylarında rahatlayan ayaklar, botlar, yanlış ayakkabı seçimleri sebebiyle kışın nasırla kabusu yaşayabiliyor. Pedikür sırasında nasırın üstten temizlenmesinin sadece geçici bir çözüm olduğunu unutmayın. Pronail’in nasır tedavisi düzenli uygulandığında nasırlara kökten çözüm olabiliyor. Özel bir jelle ısı tedavisi uygulanan nasırlar ardından özel bir törpüyle temizleniyor. Bu uzun yolu kullanmak istemezseniz tavsiyemiz bir ayak bakım merkezine ya da hastaneye giderek nasırınızdan kurtulmanız.
  1864 Okuma
1864 Okuma
MAR
01

Çoçuklarımızın dişlerini bu adımlarla koruyoruz

Çoçuklarımızın dişlerini bu adımlarla koruyoruz
Diş çürüğü çocukluklarda en sık görülen ağız içi rahatsızlığından biridir. Süt dişlerindeki çürükler önlenebilir ve geri dönüşümü olan enfeksiyonlardır. Ancak tedavi edilmediğinde ağrı, apse, yetersiz beslenme, azalmış büyüme ve gelişme, konuşma bozuklukları, erken diş kaybı, daimi dişlenmede problemler, çocuklarda özgüven kaybı ve maalesef bazen yaşıtları tarafından sosyal dışlanmayla sonuçlanabilmektedir. Bu nedenle önlenebilir bir hastalık olan diş çürükleriyle mücadelede koruyucu uygulamalar önem kazanmaktadır.

Diş çürüğü nasıl oluşur?

Diş çürüğünde temel sebepler; basit şeker içeren besinler/karbonhidratlar, çürük yapan bakteriler ve hassas diş yüzeyidir. Uygun biçimde temizlenmeyen diş yüzeyi üzerinde biriken gıda artıklarını kullanan bakteriler zamanla asit üreterek diş yüzeyini zayıflatmakta, çürük ve kırılmalara neden olmaktadır.

Hangi çocuklar yüksek çürük riskine sahiptir?

-Annesinde/bakıcısında çürük olan çocuklar: Çürük yapan bakterilerin çocuklara bulaşma yollarından ilki anneleri veya bakıcılarıdır. Tabak, bardak ve kaşıkların ortak kullanımı, emziğin/biberonun anne ağzında temizlenip çocuğa verilmesi, çocukların dudaklarından öpülmesi gibi tükürük alışverişi içeren davranışlar anne/bakıcıdaki çürük yapan bakterilerin çocuğa bulaşmasına neden olmaktadır.

– Diş plağı olan çocuklar: Etkili ve düzgün temizlenemeyen dişler üzerinde gıda artıkları ve bakterilerin oluşturduğu birikintiler oluşur. Diş plağı olarak adlandırılan bu tabaka zamanla bakterilerin oluşturduğu asit salgısıyla çürük oluşumunu başlatmaktadır.

-Öğün aralarında 3’ten fazla şeker içeren gıda tüketen çocuklar: Abur cubur tüketiminin sıklığı çürük riskini arttırmaktadır. Dişler sürekli asitli, şekerli ve yapışkan gıdalarla temasta olduğunda diş plağının temizlenmesi daha zor hale gelmektedir.

-Biberonla uyuyan çocuklar: Uyku sırasında tükürük akışı azalır ve dişler yeterince temizlenemez. Biberondaki süt/şekerli içecekler diş yüzeyinde birikerek bakteriler için havuz oluşturmaktadır.

-Dişleri yeni çıkmakta olan çocuklar: Özellikle süt dişlerinin sürmeye başladığı 1-3 yaşlarında, daimi büyük azıların sürmeye başladığı 5-6 yaşlarında ve diğer büyük azı ve küçük azıların sürmeye başladığı 12-15 yaşlarında diş yüzeyleri henüz olgunlaşmamıştır ve çürümeye daha yatkındır.

Ne yapmalı?

Çürükleri önlemek, geriye döndürmek veya yavaşlatmak için elimizdeki en güçlü silahlar; diyet/beslenme kontrolü, ağız temizliği, fluoridli macun/vernikler, fissür örtücüler (diş aşısı) ve düzenli diş hekimi ziyaretleriyle herhangi bir çürük lezyonunun erken teşhisidir.

1. Beslenme önerileri:

-Özellikle geceleri şekerli sıvı içeren biberonlarla beslemekten kaçınmalı, şekerli içecekler ve yapışkan gıdaların sık tüketiminden mümkün oldukça uzak durulmalı. Şekerli abur cuburlar haftada 1 ile sınırlanmalı, tüketiminden hemen sonra ağız suyla çalkalanmalı.

-Öğün aralarında ‘atıştırmalara’ hayır. Yapılacaksa atıştırmalar ana öğünlerden hemen sonra yapılmalı. Taze ısırılabilen meyveler, bitter çikolata ve kuruyemişler tercih edilmeli.

-Peynir ve yoğurt tüketiminin sıklığı arttırılmalı, bu gıdalar ağız içindeki asit oluşumunu engeller, çürükleri önlemede etkilidir.

2. Ağız temizliği:

-Ebeveynler çocuğun ilk dişi çıktıktan sonra diş fırçalamaya başlamalı. Küçük çocuklar kendi başlarına etkili bir ağız temizliği sağlayamazlar, en az 6-7 yaşlarına kadar ebeveynler çocukların dişlerini fırçalamalı ve sonrasında da çocukları fırçalarken izlemelidir.

-Dişler günde 2 kere, kahvaltıdan sonra ve yatmadan önce fırçalanmalı.

-Çocukların yaşına ve özel ihtiyaçlarına göre diş hekiminin belirlediği uygun boyutta fırça ve fluoridli diş macunu kullanılmalı.

3. Fluorid:

-Fluorid; doğada bulunan bir maddedir. Diş hastalıklarıyla mücadelede kullandığımız en etkili kalkanlardan biridir.

● Dişin en dışındaki mine tabakasını güçlendirerek asit saldırılarına karşı daha dirençli olmasını sağlar.

● Diş plağındaki bakterilerin asit üretimi yapmasını engeller.

● Dişin yumuşayıp zayıflamasını önler.

Fluoridli diş macunları, gargaralar, diş ipleri ve vernikler/jeller koruyucu diş uygulamalarında tercih edilen yöntemlerdir. Çocuklarda hangi yaş gurubu için hangi yöntemin kullanılması gerektiği konusunda uzman diş hekimine başvurulmalıdır.

4. Fissür örtücüler (Diş aşısı) :

-Fissür örtücü; azı dişlerinin çiğneyici yüzeylerinin girinti ve oluklarının akışkan bir dolgu maddesi ile örtüldüğü koruyucu bir diş tedavisidir. Böylece zor temizlenen, çoğu zaman temizlenemeyen ve çürük başlangıç noktaları olan dişin en derin çukurcukları kapatılarak daha kolay temizlenebilen diş yüzeyleri oluşturulur. Ağza yeni sürmüş olan, çürük riski taşıyan, renklenmeye başlamış dişler için uygun ve etkili bir korunma yöntemidir. Bu şekilde diş; dolgu ile başlayıp daha karmaşık tedavilerle ilerleme riski olan çürük döngüsüne hiç girmeme şansı yakalar.

5. Düzenli diş hekimi ziyaretleri:

-Çocuklarda ilk diş hekimi ziyareti 1 yaşından geç olmamalı. İlk dişler ağızda görülmeye başlandığında beslenme, temizlik ve bakım önerileri için profesyonel yardım alınarak yaşam boyu sağlıklı bir ağız için doğru başlangıçlar yapılabilir.

-Düzenli yapılan ziyaretler ve bakım sayesinde ebeveynlerin eksik veya yanlış bildiği/yaptığı hususlar aydınlatılarak çocukların çürükle hiç tanışmaması, dolayısıyla ağrılı işlemlerle hiç karşılaşmaması ve diş doktoru korkusu (dental fobi) yaşamaması sağlanır.

-Diğer yandan çürük oluşumlarının erken teşhisi, biz diş hekimlerine erken müdahale imkanı vererek bu çürükleri geri döndürebilme şansımızı arttırır.

Çocukların ağız ve dolayısıyla genel sağlıkları için aile ve diş hekimi takım olarak hareket etmeli, gerekli önlemler çok geç olmadan alınmalı ve miniklerimizin gülüşlerini gölgeleyecek tüm pürüzler beraberce ortadan kaldırılmalı.
  1011 Okuma
1011 Okuma
MAR
01

Her şeyi yiyerek diyet yapın

Her şeyi yiyerek diyet yapın
Zayıflamak uğruna günlerce aç kalmanın, kalorileri çok azaltılmış diyetler uygulamanın ve tek çeşit gıdalar tüketmenin, vücuda uzun vadede büyük zarar verebileceğini artık öğrendik. Aç kalarak zayıflama fikri çöpe gideli çok oldu. Artık kilo vermeye karar verdiğimizde neyi yemeyeceğimizi değil; neyi, ne kadar yiyeceğimizi hesaplama devri. Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Banu Kazanç da diyetisyenlerin en büyük sorununun ‘yoyo’ diye adlandırılan, aç bırakarak sözde kilo verdiren diyetler olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bu diyetler yapıldığında metabolizma yavaşlar, motivasyon ve kilo verme isteği hızla kaybedilir. Bu da hızla verilen kilonun, tekrar hızla geri alınmasına neden olur. Oysa sizin yaşam tarzınıza uymayan bir diyeti sürdürmeniz çok zor. Miktarı ve ölçüsünü dengeleyerek, hiçbir besin grubundan ödün vermeden de kilo vermek mümkün. Bu şekilde yoksunluk hissi yaşamaz, sağlıklı bir biçimde kilo verir ve ideal kilonuzu da rahatlıkla korursunuz.” Diyetisyen Kazanç’ın ‘Hepobur’ adını verdiği diyet de işte bu yaklaşımı savunuyor. Etobur ve otobur kavramları, Hepobur Diyeti’nin ilham kaynağı. İnsanların etobur mu, yoksa otobur mu olduğu bilim dünyası tarafından uzun süre tartışıldı. Bugün insanların tür olarak aslında otçul veya etçil değil, omnivor yani her şeyi yiyebilen canlılar olduğunu kabul ediyoruz. Bu diyet, doğada var olan hemen her çeşit gıdayı tüketmenize imkan veren bir beslenme biçimi. Her şeyden ölçülü bir şekilde yiyerek sağlıklı kilo verebilirsiniz.

KARIŞTIR KARIŞTIR YE

Sağlıklı beslenmede, kural karışık beslenmek! Beslenmemizde temel olarak karbonhidrat, yağ ve proteinler olması çok önemli. Bunun yanı sıra lif, vitamin ve mineraller de birlikte tüketildiğinde besinlerin bio yararlılığı artıyor. Proteinlerin hayvansal ve bitkisel kaynaklı, yağların hem doymuş hem doymamış gruptan sağlanması; karbonhidratların fruktoz, nişastalı veya basit şekerler içermesi; liflerin suda çözünen ve çözünmeyen türlerinin de olması ve bütün bunların dengeli dağılımı çok önemli. Verilen kiloların yağ dokusundan olması, vücudun su ve kas kaybetmemesi ise amacımız olmalı. Hepobur Diyeti’nde hemen her şeyin yenilebiliyor olması, alışılagelen diyetlere bakıldığında elbette cazip. Ancak uyguladıktan sonra arzu ettiğiniz kiloya erişmenizi sağlayacak asıl şey; ölçü ve denge.

KARBONHİDRATSIZ ASLA

Son yıllarda proteine ilginin arttığını ve karbonhidratın dışlandığını fark etmişsinizdir. Karbonhidratları tamamen kesip, bol proteinli yiyeceklerle yönelmek belki hızlı kilo verdirebiliyor ancak yüksek proteinli yiyecekleri tercih etmek uzun dönemde kalp-damar hastalıkları ve kanser riskini artırıyor. Tüm dokularımızın, kaslarımızın ve beynimizin harcayacağı enerjiyi karbonhidratlardan kullandığını vurgulayan Dyt. Kazanç, “Karbonhidratlar kas kitlesinin korunmasına da yardımcıdır. Karbonhidratları aşırı kısıtlayarak diyet uygulandığında verilen kilolar ne yazık ki çoklukla su kaybından oluşur” diyor.

MANTI DA YERİZ, ÇİKOLATA DA

Doğru zamanda, doğru besin kombinasyonuyla özgürce yemek yemek mümkün. Örneğin, protein ve karbonhidratlar birlikte tüketildiğinde birbirini dengeliyor. Bu nedenle hem protein hem de karbonhidrat içerdiği için mantıyı (üzerine yağ ilavesi yapmadan), miktar ve sıklığını kontrol ettiğinizde haftada iki gün öğle öğününde ve o gün başka bir karbonhidrat tüketmemek koşulu ile diyet yaparken tüketebilirsiniz. Tatlı ihtiyacınızı karşılamak için yediğiniz çikolata ve benzeri karbonhidratlı besinleri süt gibi protein ağırlıklı bir içecek veya protein ağırlıklı yiyecek ile birlikte tüketirseniz, kan şekerinin ani olarak yükselmesini önlersiniz. Ve önemli bir hatırlatma daha; karbonhidratlı besinler aynı zamanda mutluluk hormonu adını verdiğimiz serotonin salgılanmasına da yardımcı oluyor. Yani sıfır karbonhidrat çabası sizi mutsuz edebilir. Aman dikkat!

DİYETİNİZ SİZE ÖZEL OLMALI

Sizin yaşam tarzınıza uymayan bir diyeti sürdürmeniz hemen hemen imkansız. Diyetiniz aynen parmak iziniz gibi size özel olursa sorununuzu çözebilirsiniz. Çalışma koşullarınız, yemek saatleriniz, listedeki yiyeceklerin kolay hazırlanabilir ve ulaşılır olmasının yanı sıra, damak zevkinize, hatta bütçenize uygun olması da önem taşıyor. Beslenme programınızın sağlıklı olması için dengeli ve her besin grubunu içermesi ve sizin için yeterli olan kaloriyi sağlaması gerekiyor. Ayrıca sizi bıktırmamak için de mutlaka çeşitlilik içermeli.

GLİSEMİK İNDEKS MESELESİ

Sağlıklı bir beslenme için vücudumuzda pek çok görevi var karbonhidratların… Peki ne kadar yiyeceğiz? Kişinin metabolizma hızına göre günlük yaşam tarzı ve aktivitelerine bağlı olarak bu miktarlar değişiklik gösteriyor. Ortalama rakam ise günde 100-130 gram. Karbonhidrat ihtiyacı belirlendikten sonra, bunun ne tür bir karbonhidrat olması gerektiğinin kararı içinse glisemik indeks özelliğine bakmak gerekiyor. Besinlerin kan şekerini yükseltme hızına glisemik indeks deniyor. Aynı miktarlarda karbonhidrat içerseler de, besinlerin kan şekerini artırma yönündeki etkileri birbirinden farklı oluyor. Bu, besinlerdeki karbonhidratların, sindirim sisteminden farklı hızda geçmesi ile ilişkili bir durum. Örneğin bulgurun 100 gramı 357 kalori, pirincin 100 gramı 363 kalori içeriyor. Arada pek kalori farkı yok gibi algılansa da, pirincin glisemik indeksi, bulgura göre yüksek olduğu için pirinç pilavı yediğimizde vücudumuzun daha hızla ve yüksek oranda yağ depolanmasına neden oluyoruz.

MUTFAKTAKİ KÜÇÜK HİLELER

Glisemik indeksi sadece besinin içeriği değil, aynı zamanda gıdanın formu; kuru, sıvı, kaba öğütülmüş, ince öğütülmüş oluşu, hazırlanış ve pişiriliş şekli de etkiliyor. Glisemik indeksi düşürmek için işte birkaç tüyo:

• Patatesi püre şeklinde tüketmeyin çünkü besinleri çok pişirmek, haşlamak, ezmek glisemik yükü artırıyor.

• Sıcak patates yerine dolapta soğutulmuşunu tercih edin çünkü nişastaları dondurmak, karbonhidratlarda değişikliğe yol açıyor ve sindirimlerini yavaşlatıyor.

• Yemeklerinizi limon veya sirke gibi asit değeri yüksek ilavelerle lezzetlendirin.

• Meyvelerin hamını tercih edin çünkü olgunlaştıkça glisemik indeksleri yükseliyor.

• Yiyecekleri yağda kızartmayın çünkü kızartmak glisemik indeksi artırıyor.

• Sebze ve meyve gibi karbonhidratları çiğ tüketmeyi tercih edin çünkü yüksek sıcaklıkta pişirilen besinlerdeki nişastanın sindirimi hızlanıyor, kan şekeri daha fazla yükseliyor.

• Karbonhidratlı besinleri proteinlerle birlikte tüketin çünkü yemekleri yoğurtla birlikte yemek veya üstüne peynir rendelemek; glisemik indeksi düşürüyor.

YAĞ YAKMAK İÇİN YAĞ TÜKETİN

Vücudun yağ kaybetmesi için temel gıdalar kadar sağlıklı yağlara da ihtiyacı var. Diğer yandan kurtulmak için canımızı dişimize taktığımız yağlarımız bize çok lazım. Yağ dokularımız A, D, E, K gibi yağda eriyen vitaminlerin emilimini sağlıyor, vücut ısısını ve organları dış darbelerden koruyor, ayrıca enerji kaynağı görevi görüyor. Yiyelim ama ne kadar? Günlük yağ alımının, günlük gereksinim duyulan kalorinin yüzde 25-35’ini karşılayacak oranda olması gerekiyor. Diyetisyen Kazanç “Dünya Sağlık Örgütü, günlük tüketilecek yağın üçte biri tereyağı gibi katı yağlardan, üçte biri zeytinyağı gibi tekli doymamış yağlardan, kalan üçte biri de mısır özü, ayçiçek yağı, keten tohumu gibi çoklu doymamış yağ asitlerinden oluşan yağlardan ve balıktan karşılanmasını öneriyor. Ancak unutmamak gerekir ki ne kadar faydalı olursa olsun yağları fazla tüketmemelisiniz. Bu zeytinyağı olsa bile” diyor.

ÇOĞUMUZUN SINAVI: TATLI!

Tatlı istediğinizde akıllı seçimler yapmalısınız; mesela meyve tüketmeye çalışın. Aşırı kalorili, şekerli atıştırmalıklar yerine kuru kayısı, kuru incir, hurma, kuru erik gibi tatlı ama daha sağlıklı ve doğal olanlarını seçin ya da meyvelerle tatlıları bir arada tüketerek tatlarda dengeyi sağlamaya çalışın. Meyve ve çikolata ikilisini deneyebilirsiniz. Çileği biraz çikolata sosuna bandırabilir ya da çikolata yerine bademli, fındıklı drajeyi tercih edebilirsiniz. Elma ya da muzun üzerine tarçın ve kakao dökerek olası bir krizi sağlıklı bir şekilde atlatmış olursunuz. Kahvaltılık tahıllarda miktara dikkat! Kahvaltılık tahıllar ile güne başlamak, hızlı, kolay ve besleyici bir yol. Tahıllar içerdikleri kompleks karbonhidratlar ve lif ile kan şekerindeki dalgalanmaları önlemeye yardımcı oluyor. Tam tahıllar posa bakımından da oldukça zengin. Bu çözünebilir posa, karbonhidratların emilimini ve sindirimini yavaşlatarak vücudumuzun insülin ihtiyacını azaltıyor. Enerjinin yavaş ve dengeli şekilde vücutta kullanılmasını sağlayarak uzun süre tokluk hissi sağlıyor. Ancak şeker oranı yüksek bir tahıl gevreği, çabucak acıktırır. Seçtiğiniz tahıl gevreğine göre porsiyon miktarınızı denetlemeli, miktarı abartmamalısınız. Bunun için tatlı kaşığı ile yemeyi tercih edebilirsiniz. Kuruyemiş ilavesini ise bir çorba kaşığı ile sınırlayın. Fındıklı ve ballı bir tahıl gevreğini dört kaşık, sade olanını altı kaşık yiyebilirsiniz. 3-4 kaşık tahıl gevreğinin bir dilim ekmeğe eşit olduğunu unutmayın.

ÜÇ GÜNLÜK LİSTE

Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Banu Kazanç’ın üç günlük diyet listesiile iki kilo verebilir ve şişkinliklerinizden kurtulabilirsiniz.

1. GÜN SABAH

• 2 yumurta ya da 2 dilim kaşarlı omlet

2. GÜN SABAH

• 1 bardak laktozsuz süt+ 6 kaşık yulaf ezmesi+3 kayısı

3. GÜN SABAH

• 2 dilim ananas+5 tam ceviz ya da 10 badem

1. GÜN ÖĞLEN

• 5 adet ızgara köfte+salata

2. GÜN ÖĞLEN

• 8 kaşık kinoa+salata

3. GÜN ÖĞLEN

• 160 gr ton balığı+salata

Ara öğün

• Her gün saat 16.00’da 2 dilim ananas+10 badem

1. GÜN, 2. GÜN, 3. GÜN

AKŞAM YEMEĞİ

• 8 kaşık pişmiş sebze yemeği (fasulye, ıspanak, kabak gibi sebzelerden biri ile hazırlanmış)

• 2 kaşık yoğurt

• 1 dilim çavdar ekmeği

NOT

1 kg sebzeyi 2 çorba kaşığı zeytinyağı ile pişirin. Sebzelerin içine patates ve pirinç eklemeyin. Ekstra tuz ilavesinden kaçının. Gün içine dağıtarak 2.5-3 litre su tüketin
  1080 Okuma
1080 Okuma
MAR
01

Çoçukların besin alerjisine dikkat edin

Çoçukların besin alerjisine dikkat edin
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzman Doktor Süha Ünüvar, besin alerjisi hakkında merak edilenleri anlattı.

Çocuklarda görülen besin alerjisi, çoğu kişide bir soruna sebep olmayan bazı besin maddelerine karşı vücudun aşırı tepki göstermesi olarak açıklanabilir. Genel olarak ilk 3 yaşta ortaya çıktığı gözlemlenmiştir. Alerjinin ilk safhalarında cilt kuruluğu, yanaklarda pütürleşme ve döküntü gibi reaksiyonlar görülebilir. İlerleyen dönemlerde ise kusma ya da ishal olarak kendini gösterebilir.

Bebekler yüksek risk grubunda

Besin alerjilerinin ana nedeni, çocukların genetik alerjik özelliği taşımalarıdır. Ailedeki yatkınlık, çocuğu da etkileyebilir. Aile içerisinde anne, baba ya da kardeşlerinde bronşiyal astım, atopik dermatit, alerjik rinit veya besin alerjisi gibi alerjik etiyolojiye bağlı hastalıklar görülen bebekler, besin alerjisi bakımından yüksek risk grubunda değerlendirilir. Risk grubunda bulunan bu bebeklere gereken tanının konabilmesi, tedavi yöntemlerinin belirlenmesinde büyük önem taşır.

Bu besinlere dikkat!

Besin alerjileri bebeklerdeki en yaygın rahatsızlıklardan biridir. Öyle ki; yalnızca anne sütüyle beslenen bebeklerde de alerji görülebilir. Bu bebekler, anne sütünde bulunan bir maddeye dahi reaksiyon gösterebilir. Çocuklarda besin alerjisine neden olan yiyeceklerin başında fıstık, fındık, ceviz gibi kuruyemişler gelmektedir. Kuruyemişlerin yanında inek ve diğer hayvanların sütleri, yumurta, balık, baharatlar, çikolata, kakao, ıstakoz, çilek, mandalina, domates, mayalar da risk barındıran diğer besin maddelerindendir. Ayrıca sitrik asit, azo boyaları, benzoik asit gibi maddeler içeren yiyecek ve içeceklere de dikkat edilmesi gerekmektedir. Kişiye göre değişen birçok yiyecek de besin alerjisine neden olabilir.

İlaçlar da alerjik tepkimelere yol açabilir

Besin maddelerinin yanında penisilinler, kükürt, sakinleştiriciler (sedatifler), ağrı kesici ateş düşürücüler (analjezikler), kabızlık gidericiler (laksatifler), hormonlar, idrar söktürücüler (diüretikler) ve aspirin gibi ilaçlar da alerjiyi tetikleyebilir. Alerji yapan besinleri tüketmek dışında alerjene temas etmek de alerjiye zemin hazırlayabilir.

Besin alerjisi nasıl anlaşılır?

Besin alerjisi hafiften ağıra doğru bir ilerleme gösterir. Sebebi anlaşılamayan kusmalar ve kabızlık temel belirtiler olarak değerlendirilir. Belirti olarak kaşıntı, vücutta kızarıklık, deri kabarıklıkları, dudak, gözler, kulaklar ve eklemlerde şişkinlikler, yüksek ateş, nefes borusunun daralması sonucu ortaya çıkan yutkunma zorluğu, daralma ilerlerse boğulma hissi, tansiyon düşmesi, baygınlık ve şok geçirme de görülebilir. Ayrıca bebeklerde yaşanabilen 3 haftadan uzun süren şiddetli gaz sancısı da besin alerjisini işaret ediyor olabilir. Besin alerjisinden şüphe edilmesi için saydığımız bu belirtilerin tamamının gözlemlenmesine gerek yoktur. Herhangi biri dahi akıllara besin alerjisi ihtimalini getirmelidir. Dikkat edilmesi gereken diğer bir konu ise, çocuk herhangi bir besine karşı alerjik tepkime gösteriyorsa, farklı besin türlerine de alerji geliştirebilir.

Alerjen besinlerin azı da çoğu da zarar verebilir

Çocuğun alerjik tepki gösterdiği gözlemlendiğinde öncelikle alerjen madde ile temas tamamen kesilmelidir. Çocuk, yaşamın ilerleyen dönemlerinde de bu maddelerden kaçınmaya özen göstermelidir. Ayrıca bu alerjen madde ya da besinlerin azı ya da çoğu arasında hiçbir fark yoktur. Çok küçük veya zarar vermeyeceği tahmin edilen miktarlardaki besinlerin çocuğa verilmesi dahi alerjik tablolar ortaya çıkarabilir. Alerjilerin tedavisi nedene yönelik yapılır. Fakat genellikle kullanılan ilaçlar; kortizonlar, antihistaminikler, acil durumlarda ise adrenalin enjeksiyonlarıdır. Bazen de tehlikeli boyutlara dayanan nefes darlığı gözlemlendiğinde cerrahi girişim gerekebilir.
  882 Okuma
882 Okuma
ŞUB
26

2019 Kız Tavlama Taktikleri

kiztavlama
Çağımız erkeklerinin en merak ettiği konulardan biri de şüphesiz kız tavlama konusudur. Her erkek gözlerine ideal görünün bir kızı tavlamak için çeşitli yollara başvurur ve farklı farklı taktikler uygular. Kız Tavlama süreci bazen oldukça uzun sürebilir. Bazen de çok kısa sürede tamamlanacak bir süreçtir. Bu süreçte önemli olan doğru adımları atara...
Haberi Oku
  2815 Okuma
2815 Okuma
ŞUB
20

Giresun fındığı 17 liradan satılıyor.

Giresun fındığı 17 liradan satılıyor.
Giresun Ticaret Borsası Başkan Vekili Hamza Bölük, "Bugün pazarda fiyat 17 lirayı gördü. Bu tamamen arz talep dengesine bağlı bir durum" dedi.

Giresun'da serbest piyasada fındığın kilogramı 17 liradan alıcı buluyor.

Giresun Ticaret Borsası Başkan Vekili Hamza Bölük, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fındık fiyatının bir süredir yükseliş eğiliminde olduğunu söyledi.
Bölük, serbest piyasada fiyatların arz talep dengesi çerçevesinde şekillendiğini, fındık fiyatının yükselmesinin de pazara ürün girişinin yetersizliğinden kaynaklandığını belirtti.

Gelecek günler için ürün fiyatıyla ilgili şimdiden bir tahmin yürütmenin doğru olmayacağını dile getiren Bölük, "Bugün pazarda fiyat 17 lirayı gördü. Bu tamamen arz talep dengesine bağlı bir durum. Piyasaya ürün inişi olmadığı için fiyat yukarıya doğru yükseliş eğiliminde." dedi.
Yeni hasat dönemine 5-6 ay zaman olduğunu, bu nedenle de piyasada ciddi fındık ihtiyacı oluşacağını belirten Bölük, böyle bir süreçte TMO depolarındaki ürünün değerli hale geldiğini ifade etti.

Bölük, Ofisin, elindeki fındıkla ilgili nasıl bir yol izleyeceğinin şu anda belli olmadığını, süreci yakından takip ettiklerini söyledi.
  943 Okuma
943 Okuma
ŞUB
20

BURCUNUZU BU HAFTA NELER BEKLİYOR

BURCUNUZU BU HAFTA NELER BEKLİYOR

18-24 Şubat Haftası Astrolojik Etkileşimler

• 18 Şubat Venüs Satürn kavuşumu aşk ve ilişkilerde ciddiyet, ileri yönelik sağlam ve kalıcı konuşmaların yapılacağı bir zamandayız. İlişkilerde disiplin ve gerçekçilik ön plana çıkıyor ve ilişkinin seyri adına kendimize çeki düzen vermemiz gereken sorumluluk almamız gereken bir süreci işaret ediyor. Hayatımızda birisi yoksa aşk konusunda kendimize güven adına bazı zorlanmalar ortaya çıkabilir. Venüs aynı zamanda yetenek ve becerilerimizi sergileme şeklimizi ifade eder, kendi yeteneklerimizi ortaya koymak konusunda da gerçekçi adımlar atmamızın ve sorumluluk almamızın tam zamanıdır. Finansal anlamda bazı ufak zorlanmalar ortaya çıkabilir.

• 18 Şubat Şiron Koç burcuna geçiyor. Şiron yıldızı yaralandığımız yara aldığımız ve şifaya ihtiyaç duyduğumuz konular ifade eder. Koç burcuna geçiyor olması ile birlikte hepimiz bireysel anlamda Koç burucunun ifade ettiği konular olan risk almak, cesaret göstermek, harekete geçmek, iş bitirici olmak alanlarında eksik hissettiğimiz kısımları tamamlayabilmek üzere fırsatları elde edebilir, şifaya ulaşmaya çalışabiliriz. Ama aynı zamanda Koç burcunun nispeten gölge yönleri olan bencillik, aşırı sabırsız yaklaşımlar ve agresivite unsurlarını da iyi dengeleyebilmemiz gerekiyor.

• 18 Şubat Güneş Uranüs pozitif etkileşimiyle birlikte, özgürleşmek istediğimiz alanlarda harekete geçme şansını elde edebiliriz. Haksızlığa uğradığımızı düşündüğümüz konularda tepkimizi ortaya koyabiliriz. Etrafımızdakilerce fark edileceğimiz, parlayacağımız ve dikkatleri üzerimize çekebileceğimiz sıra dışı, marjinal ve bizden beklenmeyen nitelikteki kararlarımızı uygulamaya koyarak taktir görebilmek ve kendimize hayran bırakmak mümkün olabilir.

• 19 Şubat 2019 Güneş Balık Burcuna geçiyor ve yaklaşık bir ay bu burçta ilerleyecek. Balık burcu fedakar, özverili, yardımsever ve duygusal bir burçtur. Güneş’in Balık burcunda ilerlediği süreçte bizlerde manevi anlamda derinleşeceğimiz, ön sezilerimizin artacağı, yaratıcılık ve hayal gücümüzü etkili bir şekilde ortaya koyabileceğimiz bir süreçte oluruz. Kendimizi, ailemiz yakınlarımız ve sevdiklerimizin huzuru ve mutluluğu için feda etme içgüdüsünde, karşılıksız yardım etmek, kendimizi onlar için feda etmek, onlar için yaşamak temalarında bulabiliriz. İlham gerektiren işlerimizde oldukça yaratıcı ve başarılı iş ve projeler ortaya koyabiliriz. Güneş’in bu burçta ilerlediği zamanlarda kararlarımız içimizden ve duygusal yönde gelir, aşırı hayalci olabilir, olay, kişi ve konulara hep iyi tarafından bakmaya eğilimli oluruz, karşımızdaki olası kötü niyetli kişileri algılamakta veya niyetlerini anlamakta zorlanabiliriz. Günün sonunda kendimizi feda ederek ilerlediğimiz işlerde büyük hayal kırıklıklarıyla yüzleşmek zorunda kalabiliriz. Gerçekçiliğimizi kaybetmemeye çalışmak bu süreçte yapılabilecek en etkili çözümlerden birisi olacaktır.

• 19 Şubat 2019 Başak burcunda Dolunay… Hayaller ve gerçekler; Başak burcunda gerçekleşen Dolunay’larda titiz, hassas ve detaycı çalışmalarımızın karşılığını elde etmek ve mükemmele ulaşmak ihtiyacı öne çıkar. Hepimiz bireysel anlamda yaşam hedeflerimize ulaşmak için disiplinli ve hedefe odaklı bir konsantrasyon göstermek isteyeceğiz, çalışmaktan, hizmet etmekten, kendimizi paralarcasına gayret göstermekten çekinmeyeceğiz. Hep aklımızda mükemmele ulaşmak, hayatımızı disipline etmek ve düzenimizi oturtmak olacak. Ancak Dolunay’ın yöneticisi iletişim gezegeni Merkür’ün aynı dönemde Balık burcunda ilerliyor olması ve tam dolunay zamanı Neptün ile kavuşum yapması, koyduğumuz hedeflerin gerçekleştirilebilme olasılığını tekrar tekrar gözden geçirmemiz gerektiğini belirtiyor. Neptün’ün sisli ve puslu yapısı bizi aşırı hayalci yaklaşımlara ve düşüncelere itebilir, çitayı aşırı yükseğe koymamıza yol açabilir, asla gerçekleştiremeyeceğimiz ve ayakları yere basmayan hayaller peşinde çabalamamıza yol açabilir. Dolunay zamanı Güneşin iyimser Balık burcunda yer alması sonradan karşılaşacağımız hayal kırıklıkları ihtimalini de artırıyor. Yani bu Dolunay zamanı zafer; Hayaller ve gerçekler arasında hedefleri en doğru şekilde koyan ve yılmadan hedeflere koşanların olacaktır.

• 19 Şubat Merkür Neptün kavuşumu kafamızı çok karıştırabilir, fazla hayalci yaklaşımlara yol açabilir.

• 20 Şubat Merkür Satürn pozitif etkileşimi kafamızı toparlayarak istikrarlı fikirler ortaya koyabiliriz. Disiplinli olmamız gereken zamanlardayız. Fikir ve düşüncelerimizi aktarmada yaşça bizden tecrübeli kişilerin görüşlerini almak doğru bir karar olabilir, görüşlerimizin destek bulabileceği bir süreçteyiz.

• 22 Şubat Merkür Jüpiter sert etkileşimi ile aşırı hayalcilik ve iyimserlik kaynaklı finansal kayıplara dikkat etmeliyiz, ağzımızdan çıkanı kulağımızın duyması gereken ve asla tutamayacağımız sözler vermememiz gereken bir zamandayız. Karşımızdakilerin niyetini hep iyi taraftan görmeye çalışabiliriz, kandırılmalara, dolandırılmalara, aldanma ve aldatılmalara açık bir zamandayız, dikkatli olmakta fayda var.

• 23 Şubat Venüs Plüton kavuşumu ile aşk konusunda aşırı takıntılı ve saplantılı yaklaşımlar ve inatlaşmalardan kaynaklı zarar görme ihtimali ortaya çıkıyor. Ya benimsin ya kara toprağın.

• 23 Şubat Merkür Plüton pozitif etkileşimi ile topluluklara seslenmek, etkilemek istediğimiz güruhu ele geçirmek, etkilemek ve fikir ve düşüncelerimizi net bir şekilde ifade ederek istediklerimizi elde etmek daha kolay olacaktır.

18-24 Şubat Koç ve Yükselen Koç Burçları:

Güneşin Balık burcuna geçişiyle birlikte önümüzdeki bir aylık süreçte konsantrasyoumuzu bilinçaltı, psikoloji alanımıza çeviriyoruz. Manevi anlamda huzuru elde edebilmek üzere uğraş vermek, ruhsal rahatlama yöntemlerini uygulamaya koymak son derece iyi gelebilir, belki bu konuda eğitimler almayı planlayabiliriz. Başak Dolunay’ı ile birlikte iş yerinde beraber çalıştığımız ortamda bazı sıkıntılı ve sorunlu konuları çözmek üzere hareket edeceğiz, kontrolü elimize alıp titizlikle aksadığını düşündüğümüz parçaları eleme vaktimiz geldi. Belki bazı iş arkadaşları ile yollar ayrılabilir, iş yerinde yeni sistem ve kurallar gündeme gelebilir. Aynı süreçte arkamızdan dönen gizli saklı işler veya gizli düşmanların faaliyetlerini de ortaya çıkarıp temizlenip arınma fırsatını elde edebileceğiz. Hafta ortasında özellikle yurt dışı yabancılarla bağlantılı işler ve medya iletişim yayıncılık ve eğitimler konusundaki iş ve girişimlerimizde tutamayacağımız sözler vermememiz gereken bir zamandayız. Kafamız fazla karışık olabilir, net bir şekilde durum değerlendirmesi yaparak kesin kararlara varmamız zor olabilir. Hafta sonuna doğru ise kariyerimizle alakalı konularda daha net, kendimizi ve yeteneklerimizi ortaya koyabileceğimiz, kendi karar ve disiplinlerimizi karşımızdakilere kabul ettirebileceğimiz bir sürece giriyoruz. Özellikle bayan figürleri ile alakalı diyaloglarımıza dikkat etmeliyiz.

18-24 Şubat Boğa ve Yükselen Boğa Burçları:

Güneşin Balık burcuna geçişiyle birlikte önümüzdeki bir aylık süreçte konsantrasyonumuzu Sosyal çevremiz ve arkadaşlık ortamlarımıza ayırabiliri ve bu alanda parlayabiliriz. Bu süreçte ihtiyacı olan arkadaşlarımızın yardımına koçmak onlara karşı fedakar ve özverili yaklaşımlarda bulunmak kendimizi daha huzurlu ve mutlu hissetmemize yardımcı olacaktır. Başak Dolunay’ı ile birlikte ise aşk konuları gündeme geliyor. Sosyal çevremiz ve aşk fırsatları arasında gidip geleceğimiz bir zamandayız. Belki sosyal çevremizin desteğiyle bir aşk gündeme gelebilir, mevcut aşklarımız varsa arkadaşlarımız ve aşkımız arasında kalabiliriz. Sıkıntılı ve sorunlu aşk gündemlerimiz varsa buradaki sorunları çözmeye çalışmalı, çözülemeyecek kadar kaotik sorunları geride bırakmalıyız. Bunun yanı sıra çocuk sahibi olmak isteyen arkadaşlarımız için de yine uygun bir süreçte olacabiliriz. Ayrıca bir hobimizi parlatıp geniş kesimlere ulaşabileceğimiz sosyal çevremizde veya sosyal medyada yayabileceğimiz iş ve projelerle destekleyebileceğimiz bir durumda olacağız. Hafta ortasında finansal konulara dikkat etmemiz gerekiyor. Borç para isteyen ya da kefil olmamızı isteyen arkadaşlarımız için riskli unsurlar söz konusu urada giden para gelmeyebilir veya bizi finansal anlamda zor durumda bırakabilir. Hafta sonunda ise yurt dışı yabancılarla bağlantılı işler, medya yayıncılık konularında güçlü kararlar alabilir, bu konularda yeni iş ve girişimlere başlayabiliriz. Eğitim ve yurt dışı seyahati ile ilgili planlarımız varsa bunları da uygulamaya koyabiliriz. Süregelen davalarımız varsa sonuç elde etmek için güzel bir zamandayız.

18-24 Şubat İkizler ve Yükselen İkizler Burçları:

Güneşin Balık burcuna geçmesiyle birlikte önümüzdeki bir aylık süreçte konsantrasyonumuzu kariyer konularına veriyoruz. Yeni iş görüşmeleri yapmak, yeni fırsatları değerlendirmek, yeni işe başlamak veya değiştirmek üzere uygun bir zamandayız. Ancak karşımıza çıkan fırsatları değerlendirirken bize sunulan şart ve koşulları iyi anlamalı, iyi değerlendirmeli ve açık kapı bırakmamalıyız. Başak Dolunay’ı ile birlikte ise Ev aile ve yerleşim konularında yeni gelişmeler söz konusu olacak. Bu noktada kariyerimiz ve evimiz arasındaki dengeyi iyi oturtmaya çalışmalıyız. Kariyerimize harcadığımız efor, eve karşı ilgimizi düşürmemeli. Öte yandan yeni iş ve kariyer fırsatları kaynaklı yer değişiklikleri, taşınma veya şehir değişiklikleri gibi gelişmeler karşımıza çıkabilir veya evimizde tadilat değişiklik, yeni eşya alımı veya düzenleme yönünde gündemlerimiz varsa bunlar sonuca bağlanabilir. Hafta ortası ikili ilişkiler ve ortaklık konularında biraz kararsız kalabiliriz, burada vereceğimiz kararlar veya yeni ortaklık değerlendirmelerini gerçekleştirirken aşırı iyimser ve gerçeklikten uzak yaklaşımlar sergilemekten uzak durmamızda fayda var. Aynı durum ikili ilşkilerimizde de partnerimizle yapacağımız diyaloglarda da geçerli olacak. Hafta sonuna doğru ise ortaklaşa kazanç alanlarımızda yeni kararları uygulamaya koymak finansal dengemizi bulmak adına disipline bir şekilde organize olmak şansını yakalıyoruz. Miras, kredi alacaklar nafakalar vb beklentileri olan arkadaşlarımız varsa bu süreçte güzel haberleri elde edebilirler, finansal dengeyi bulabilirler. Buradan elde edeceğimiz gelirler belki kendi işimmizi yapmak konusunda da beklediğimiz fırsatı önümüze koyabilir.

18-24 Şubat Yengeç ve Yükselen Yengeç Burçları:

Güneşin Balık burcuna geçmesiyle birlikte önümüzdeki bir aylık süreçte konsantrasyonumuzu yurt dışı yabancılarla bağlantılı işler, medya iletişim eğitim konularına veriyoruz. Yurt dışı ile ilgili planlarımız varsa bu dönemde gerçekleşitrebiliriz. Yeni eğitimlere başlamak için ideal bir zamandayız. Süregelen davalarımız varsa sonuca bağlamak adına uygun bir zamandayız. Medya iletişim yayıncılık alanlarında yeni iş ve girişimlerde bulunmak, ticari anlaşmalar imzalamak adına fırsatlar yakalayabiliriz. Başak Dolunay’ı ile birlikte ise yakın çevremiz ve ailemiz ile ilgili konular ortaya çıkıyor, kırgın olduğumuz yakınlarımızla ilişkilerimizi toparlamak konusunda güzel fırsatlar var. Bunun yanı sıra seyahat trafiğimiz de artışlar meydana gelebilir, almayı planladığımız kişisel gelişimimize veya yeteneklerimizi geliştirmek amacıyla eğitimler varsa bunlara odaklanabiliriz. Bunların yanı sıra e ticaret, satış ve pazarlama konularına yönelik girişimler veya kendimize ait blog açmak, yazmak, fikirlerimizi paylaşmak yönündeki aktiviteler adına da güzel bir zamanda olduğumuzu hatırlatalım. Hafta ortasında iş yerinde beraber çalıştığımız kişilerle alakalı bazı yanlış anlaşılmalar ve iletişim sorunları karşımıza çıkabilir. Burada karşımızdaki konulara odaklanırken zorlanabilir gerçekçilikten uzak ve tutamayacağımız sözler verme eğiliminde olabiliriz. Hafta sonunda ise ilişkilerimizde daha ciddi ve ayakları yere basan ileriye yönelik planlarımızı konuşmak üzere ideal bir dönemdeyiz. Süregelen ilişkilerimizi bir adım öteye taşımak söz nişan evlilik tarihi kararlaştırmak harika olur. Ticari ortaklıklar kurmak ve finansal anlamda kendi işimizi yapmak adına ilerlemek üzere de karşımıza fırsatlar gelebilir değerlendirmekte fayda olacaktır.

18-24 Şubat Aslan ve Yükselen Aslan Burçları:

Güneşin Balık burcuna geçmesiyle birlikte önümüzdeki bir aylık süreçte konsantrasyonumuzu ortaklaşa kazançlarımzıa odaklıyoruz. Ortak işlerimiz varsa buradan elde ettiğimiz gelirleri artırmak, yeni finansörler bulmak, kredi başvurularında bulunmak veya alacak, miras, nafaka gibi gelirleri sonuca bağlamak uygun olabilir. Ancak bu konuda gerçekçilikten uzak ve hayalci yaklaşımlar yerine daha istikrarlı ve sağlam adımlarla ilerleyebileceğimiz alanları iyi değerlendirmemiz gerekiyor, gözümüz kapalı atlamamalıyız. Başak Dolunay’ı ile birlikte ise finansal gündemlerimiz hareketleniyor. Kişisel kazançlarımız ile mevcut borçlarımız veya giderlerimiz arasındaki dengeyi bulmaya çalışacağız. Burada bize ağırlık yapan, uzun bir süredir canımızı sıkan bazı masraflardan kurtulmak, artı eksi bütçe dengemizi oluşturmak adına ilerleyeceğiz. Bu noktada ortaklaşa işlerimizden ya da beklediğimiz bir alacak, kredi ya da finansör desteği ile bu denklemi tutturma şansını da elde edebileceğiz. Hafta ortasında aşk, eğlence ve biraz daha kendimize ait zevklere yönelik harcamalarımızda artışlar ve kontrolsüz yatırımlar söz konusu olabilir, borsa, yatırımlar bilmediğimiz kazanç garantili işlerden uzak duralım, sayısal loto bile oynamayalım, bu alandaki harcamaların bize para kaybı olarak dönebileceği bir zamandayız. Aşk fırsatlarında aşırı cömertliğimiz kaynaklı yine ayağı yorgana göre uzatamama durumu ortaya çıkabilir, çocuk sahibi olan veya olmayı planlayan arkadaşlarımız için ön görülemeyen bazı giderler araya sıkışabilir. Hafta sonunda ise iş yerinde beraber çalıştığımız kişilerle beraber girişeceğimiz işlerde daha sağlam kalıcı ve istikrarlı sistemleri hayata geçirebileceğimiz koşullar yer alıyor. Buradaki kararlılığımız ve liderlik özelliklerimizi yansıtmamız herkesin saygıyla eğileceği ve bizleri taktir edeceği etkileşimleri ortaya koyuyor.

18-24 Şubat Başak ve Yükselen Başak Burçları:

Güneşin Balık burcuna geçmesiyle birlikte önümüzdeki bir aylık dönemde konsantrasyonumuzu aşk, ilişiler ve ortaklıklar konularına odaklıyoruz. İlişkisi olmayan arkadaşlarımız için yeni ilişki fırsatları ve ilşikisi olan arkadaşlarımız için daha sağlam ve ayakları yere basan bir ilerleme söz konusu olabilir. Ancak Başak Dolunay’ı ile birlikte ise kendimizi topluluklar önünde daha iyi ifade edebilmek, etrafımızca fark edilmek, yaşam hedeflerimize ulaşmak konusunda bizlere ayak bağı olan bizi aşağıya çeken konuları çözümlemek üzere kararlar almak adına harika bir dönemde olacağız. İlişkisinde problemler olan arkadaşlarımızda ya tamam ya devam diyecekleri bir dönemde olcaklar. Hafta ortasında evimizde dekoratif değişimler ve taşınma ve yerleşme işleriyle uyraşmak için kontrolsüz harcamalar riski yer almakta. Bu tarz planlarımız varsa ertelemekte fayda var, ayrıca taşınmak ya da gayrimenkul alımız adına da pek doğru bir zamanda değiliz. Hafta sonua doğru ise hayatımızda birisi yoksa sağlam ayakları yere basak bir aşk fırsatı karşımıza çıkabilir, bu ilişki gönül eğlendirmek ya da öylesine takılmaktan ziyade ciddi olarak ele alabileceğimiz bir fırsat olarak karşımıza gelecek. Öte yandan hobi olarak gördüğümüz bir uğraşımızı yine ciddi bir iş haline getirmek ve alternatif kazanç elde etmek yönünde değerlendirmek adına doğru zamandayız. Çocuk sahibi olan arkadaşlarımız içinde çocuklarının geleceğini garanti altına almak isteyecekleri bazı yatırım planlarına yönelmek, onların eğitimleriyle alakalı işleri değerlendirmek ve uzn vadeli planlar yapmak adına güzel fırsatlar yer alıyor.

18-24 Şubat Terazi ve Yükselen Terazi Burçları:

Güneşin Balık burcuna geçişiyle birlikte önümüzdeki bir aylık süreçte konsantrasynumuzu beraber çalıştığımız kişiler, iş yeri ortamımız ve sağlık konularına odaklıyor olacağız. Bu süre zarfında sağlık kontrollerimizi yaptırmamız, belki bir check up a gitmemiz, sağlık konularında ek takviye ve destek almamız daha güzel olur. İş yerinde beraber çalıştığımız kşilerle yeni iş ve projelere katılabilir, yeni bazı organizasyon değişikliklerine adapte olmamız gerekebilir. Ancak Başak Dolunay’ı ile birlikte ise bizi endişeye sürükleyen gizli korkularımız veya iş yerimizde arkamızdan dönen gizli saklı gündemler varsa bu konularla mücadele etmek durumunda kalabiliriz. İş yerimizde yeni yapısal değişiklikler veya bizim pozisyonumuzdaki yeni gelişmeler bu aktiviteleri tetikleyebilir, vız gelir tırıs gider diyerek önümüze bakmamız gereken bir zamandayız. Hafta ortasınra yakın çevremizle ailemizle iletişimlerimizde bazı orlanmalar ve aldanmalar ortaya çıkabilir, birbirimizi yanlış anlamak kaynaklı iletişim problemleri gündeme gelebilir. Yeni eğitimlere başlamak ve yeteneklerimizi parlatmak üzere güzel bir süreçte olsak da ayakları yere basan sağlam ve kalıcı adımlar ataöaya çalışmamız gerekiyor, üzerinde çalıştığımız internet sitesi blog açmak ya da benzeri faaliyetler konusunda da yine bazı hayal kırıklıkları gündeme gelebilir, bu tarz iş ve projeleri bir süre ertelememizde fayda olacaktır. Haftasonuna doğru ise evimizde bazı kararlar almak, değişiklik istediğimiz unsurşarı hayata geçirmek konusunda güzel süreçler var, gayrmenkul ve emlak alım satımı kiralaması adına fırsatları değerlendirebiliriz. Taşınma değişiklik evde tadilat ve dekoratif değişimleri de uygulamaya koymak için ideal bir zamandayız.

18-24 Şubat Akrep ve Yükselen Akrep Burçları:

Güneşin Balık burcuna geçmesiyle birlikte önümüzdeki bir aylık süreçte konsantrasyonumuzu aşk konularına çeviriyoruz. Hayatımızda birisi yoksa yeni bir aşk ve ilişki fırsatı gündeme damgasını vurabilir, çocuk sahibi olmak isteyen arkadaşlarımzı için yine bereketli ve güzel haberleri alabilecekleri bir döneme başlıyoruz. Çocuk sahibi olan arkadaşlarımız ise çocuklarının geleceği ve eğitimi konusunda yeni girişimler ve yatırımları planlayabilirler. Başak Dolunay’ı ile birlikte sosyal çevre ve arkadaşlık ortamlarımızla aşk gündemlerimiz arasındaki dalgalanmaya şahit olacağız. Bu noktada bazı arkadaş gruplarıyla ilişkilerimizi kesebilir, yeni guruplara dahil olabilir ve bu yeni guruplardan birileriyle bir elektrik alışverişi yaşayabiliriz. Fakat hali hazırda bir ak ve ilişkimiz söz konusu ise bu gelişmeler yine bazı kıskançlık vakalarına ve tercih yapmak durumunda kalmaya yol açabilir. Aradaki dengeyi bulmaya çalışmalıyız. Hafta ortasında finansal anlamda harcamalarımıza dikkat etmemiz gereken zamanlardayız. Yatırım borsa ya da eğlence adına harcamalarımzıın dozunu kaçırabiliriz. Yeni bir aşk sözkonusu olursa yine harcamaları kontrollü yapmamız gerektiğini belirtelim. Hafta sonunda ise yakın çevremizle iletişimlerimizi düzenleyeceğimiz, bir disipline ve sisteme oturtabileceğimiz bir zamandayız. Kırgınlıkları gidermek, onların sıkıntılarını gidermek adına doğru bildiğimz çıkış yollarını ortaya koymak güzel olabilir. Bunun yanı sıra kendi yeteneklerimizi parlatmak adına yeni eğitimlere girişmek, internet ile ilgili iş ve projelerimizi planlamaki stratejisini kurgulamak ve ortaya koymak harika sonuçlar doğuracaktır.

18-24 Şubat Yay ve Yükselen Yay Burçları:

Güneşin Balık burcuna geçmesiyle birlikte önümüzdeki bir aylık süreçte konsantrasyonumuzu ev, aile, aile büyükleri, taşınma yer değiştirme konuları, evde değişimler, tadilat tamirat işleri ve gayrimenkul alım satım konularına odaklıyoruz. Bu süre zarfında eve vakit ayırmak, evde aile büyüklerimizin ihtiyaç duyduğu fedakarlık ve özveriyi yansıtmak kendimizi onlara karşı hizmet etmeye adamak üzere etkili bir süreçteyiz. Başak Dolunay’ı ile birlikte kariyer konularımıza odaklanıyoruz kariyerimizde mevcut gidişat ile alakalı bizi mutsuz eden, ayağımıza dolanan ve bizi aşağıya çeken konuları çözmek üzere hareket edeceğiz belki bizi rahatsız eden gündemleri dile getirmek ve bu konuya çözüm üretebilecek üstlerimizle patronla bunları paylaşmak güzel bir fikir olabilir çünkü çözülemeyecek kadar kaotik sıkıntılar sonlanma ile sonuçlanabilir en azından biz de önümüzü görmüş oluruz. Güneşin de Balık burcunda ilerliyor olması kariyer ve ev konularında dengeyi bulmamız gereken zamana işaret ediyor. Hafta ortasında hayati konularda geleceğimizle ilgili işlerde net ve ileriye yönelik kesin kararlar almak çok doğru olmayabilir çitayı çok yükseğe konumlandırmak ve fazla hayalci yaklaşımlar nedeniyle hayal kırıklıkları yaşama riskimiz var. Hafta sonuna doğru ise finansal kazançlarımızda sistematik ve düzenli bir yapılandırmaya gitmek, parasal durumumuzu toparlayıp disipline etmek adına harika bir zamanda olacağız.
18-24 Şubat Oğlak ve Yükselen Oğlak Burçları:

Güenşin Balık burcuna geçmesiyle birlikte önümüzdeki bir aylık süreçte konsantrasyonumuzu yakın çevremiz, eğitimler ve yeteneklerimizi geliştirmeye odaklıyoruz. Yakın çevremizde yardımı olan tanıdıklarımıza yardımcı olmak fedakar ve özverili yaklaşımlar sergilemek son derece güzel geri dönüşler sağlayacaktır. Bunun yanı sıra yeteneklerimizi parlatmak üzere özellikle hayal gücü ve yaratıcılık gerektiren eğitimlere yönelmek ve bu konuda kendimizi parlatmak harika bir fikir olabilir. Kendimize ait bir blog açmak ya da internet üzerinden satış pazarlama konularına eğilmek yine finansal anlamda bize uzun vadede fayda sağlayabilecek fırsatları yaratabilir. Başak Dolunay’ı ile birlikte Yurt dışı yabancılarla bağlantılı işler medya iletişim konuları ve eğitim yayıncılık alanlarında süregelen iş, anlaşma ve projelerimizi sonuçlandırmak üzere güzel bir zamandayız. Aynı süreçte davalarımız varsa netice elde edebiliriz ve atama bekleyen arkadaşlarımız güzel haberleri elde edebilirler. Hafta ortasında gizlilikle yürüttüğümüz işlerden net sonuçlar elde etmek ya da manevi huzuru bulmak konusunda biraz efor harcamamız gerekebilir, içsel ihtiyaçlarımızı karşılamak konusunda ayakları yere basmayan boş hayaller kurmak yine hayal kırıklıklarını tetikleyecek gibi duruyor. Ancak hafta sonuna doğru hayatımızın gidişatı ile alakalı alacağımız kararlarda tutarlığı yakalayabilecek ve dizginleri elimize alabileceğimiz etkiler devreye giriyor. Sözlerimizi fikirlerimizi karşımızdakilere daha kolay aktarabilir, kendimizi ifade ederken beklediğimizin üstünde taktir görebiliriz.

18-24 Şubat Kova ve Yükselen Kova Burçları:

Güneşin Balık burcuna geçmesiyle birlikte önümüzdeki bir aylık süreçte konsantrasyonumuzu kendi kişisel kazançlarımıza odaklıyoruz. Yeni gelir kaynakları elde etmek, yardıma ihtiyacı olanları desteklemek ve toplum yararına faydası olabilecek konulara odaklanmak ve buralardan gelir elde etmek adına güzel fırsatlar söz konusu. Başak Dolunay’ı ile birlikte finansal anlamda ihtiyaç duyduğumuz bir parayı elde etme fırsatı yakalayabiliriz. Bu para varsa ortaklaşa işlerimiz vasıtasıyla gelebilir veya başvurduğumuz bir kredinin olumlu sonuçlanması olarak gelebilir. Ama ciddi bir gediği kapama şansımız olacaktır, bu bir kredi de olabilir, beklediğimiz bir miras nafaka ya da finansör desteğini elde etmek de olabilir. Hafta ortasında ise sosyal çevremiz ve arkadaşlık ortamlarımızda geçireceğimiz zamanlarda veya katılacağımız davet veya organizasyonlarda harcamalarımıza dikkat etmeliyiz. Borç veya kefil olmamızı isteyen kişilere dikkat etmemizde fayda var, giden para geri gelmeyebilir, aşırı hayalci yaklaşımların ya da beklentilerin finansal anlamda zarar yaratabileceği zamanlardayız. Hafta sonuna doğru ise bilinçaltında bizi endişelendiren gizli korkularımıza son vermenin ve bizi duygusal anlamda yoran meselelere çözüm bulmanın tam zamanıdır diyebilirim. Bu konuda iç güdülerimize güvenmemiz gereken bir süreçteyiz ve alacağımız kararlarda mantığımızın yerine biraz iç sesimizi dinlemekte fayda olacaktır.

18-24 Şubat Balık ve Yükselen Balık Burçları:

Güneşin burcumuza geçeceği bir aylık süreçte kendimize zaman ayıracağımız, yaşam hedeflerimizi değerlendireceğimiz, nereden geldim, nereye gidiyorum sorusuna yanıt arayacağımız, yeteneklerimizi parlatacağımız, toplum tarafından fark edileceğimiz ve dikkat çekeceğimiz, ışığımızla parlayacağımız bir döneme giriyoruz. Alacağımız kararlar kişiliğimizi ortaya koymada oldukça başarılı sağlayacaktır. Fiziksel anlamda kendimizi değişime itmek, estetik veya güzellik konularına odaklanmak, alışverişe çıkmak kendimizi şımartmak yine bu süreçte bizi kendimize getirecek yegane unsurlardan bir tanesi ve hatta Başak Dolunay’ı ile birlikte mevcut aşk ve ilişkilerimizde sıkıntılı ve sorunlu konular varsa çözmek masaya yatırmak ve üstesinden gelmek adına güzel fırsatlar var. Çözülemeyecek kadar sıkıntılı problemler ise ayrılıkla sonuçlanabilir. Aynı durum ticari ortaklıklarımız içinde geçerli olacaktır. Hayatında birisi olmayan arkadaşlarımız içinde yeni aşk fırsatlarıyla karşılaşmak ve yeni ilişkilere yelken açmak mümkün olabilir. Fakat hafta ortasında kariyerimizle alakalı konularda karşımıza çıkabilecek yeni fırsatlar ya da iş tekliflerinde dikkatli olmalıyız, sunulan fırsat ya da tekliflerin içeriğini iyi anlamalı aşırı hayalci ve iyimser bakış açılarından uzak durmalıyız. Kariyerimizle alakalı marjinal değerlendirmeleri bu hafta içinde yapmasak aslında en doğrusu o olacaktır. Hafta sonuna doğru ise Sosyal çevremiz ve arkadaşlıklarımızda doğruyu yanlışı ayırt edebileceğimiz bize yük olan dost görünümlü düşmanlardan kurtulabileceğimiz, kendi disiplinimizi ve kendi isteklerimizi ortaya koyabileceğimiz iyi niyetimizi suiistimal etmeyecek kişilerle yola devam edeceğimiz kararları uygulamak gerekiyor.

Harika bir hafta geçirmenizi dilerim.

Ferhan Akçidem

  946 Okuma
946 Okuma
ŞUB
20

ÇİN’DE EV ÖDEVİ YAPAN ROBOT TARTIŞMASI!

ÇİN’DE EV ÖDEVİ YAPAN ROBOT TARTIŞMASI!
Cıciang eyaletinde bir öğrencinin ev ödevlerini robota yazdırması sosyal medyada tartışmalara neden oldu.

Çin’de bir öğrencinin ev ödevini yapması için robot satın alarak ev ödevini yazdırması sosyal medyada tartışmalara yol açtı.

"South China Morning Post" gazetesinin haberine göre, ülkenin Cıciang eyaletine bağlı Hangcou kentinde bir kız öğrenci, Bahar Bayramı’nda ebeveynlerinden habersiz ev ödevlerini yazması için 800 yuana (yaklaşık 625 TL) robot satın aldı.

İnsan yazısını taklit ederek, hatasızca yazabilen robot, kız öğrencinin öğretmenlerinin bir haftalık Bahar Bayramı için verdiği ödevleri çok kısa sürede yazarak bitirdi.

Öğrencinin annesi Cang, kızının ödevinin bu kadar kısa sürede bitirmesine şaşırırken, tüm ödevlerin hatasız yazılması dikkatini çekti.

Kızının odasını temizlerken "tüm el yazılarını taklit edebilir" logolu robotu bulan Cang, durumu anlayınca öfkelenerek, cihazı kırdı.

ROBATA İLGİ ARTTI

Olayı "Tüm ev ödevlerinizi yazmaya yardım edebilir ama sınavlarınıza yardım edebilir mi?" ifadeleriyle ülkenin sosyal medya hesabı Weibo’dan paylaşan anneden sonra, paylaşım 13 milyon kez okundu, 3 binden fazla tekrar paylaşıldı. Robotun satıldığı e-ticaret platformunda robota olan ilgi arttı.

Annenin paylaşımıyla ilgili bazı internet kullanıcıları, kız öğrencinin bu yaşında bu tür bir robot kullanmasının yanlış olduğunu söylerken, bazıları da ülkede öğrencilerin "belirli sıkıcı ve ağır yüklere katlanmasına neden olan eğitim şeklinde reform yapılarak, yaratıcı ev ödevleri verilmesi gerektiğini" savundu.

Çin’de kitaplardaki metin ve makalelerin olduğu gibi defterlere veya parşömen kağıtlarına yazılmasını gerektiren ödevler verilebiliyor.

Yazı robotu, parşömen kağıdın koyulabilmesi için dikdörtgen çerçeveli metal bir zemin ve yazıyı yazan bir robot koldan oluşuyor.
  851 Okuma
851 Okuma
ŞUB
13

BEBEKLERE EN ÇOK KONULAN İSİMLER DEĞİŞMEDİ!

BEBEKLERE EN ÇOK KONULAN İSİMLER DEĞİŞMEDİ!

TÜİK'in yaptığı araştırmaya göre, Türkiye'de kız ve erkek bebeklere en çok konulan isimler belli oldu.


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan bültene göre; 2018 yılında doğan bebeklere konulan isimler incelendiğinde, önceki yıllarda olduğu gibi kızlarda "Zeynep", erkeklerde de "Yusuf" isminin ilk sırada yer aldığı görüldü.

Adrese Dayalı Kayıt Sistemi sonuçlarına bakıldığında, kız bebeklerde Zeynep'ten sonra en çok tercih edilen isimler Elif, Defne, Ebrar ve Eylül olurken, erkek bebeklerde Yusuf'tan sonra en popüler isimler Eymen, Ömer Asaf, Miraç ve Ömer oldu.

İSTANBUL'DA KIZLARDA ZEYNEP, ERKEKLERDE ÖMER ASAF İSMİ İLK SIRADA

En büyük nüfusa sahip il olan İstanbul'da, kız bebeklerde Zeynep'ten sonra en çok Defne, Elif, Duru ve Ebrar isimlerinin tercih edildiği görüldü. Erkek bebeklere ise Ömer Asaf'tan sonra en çok verilen isimler Eymen, Yusuf, Ali Asaf ve Ömer oldu.

Ankara'da, kız bebeklerde Zeynep'ten sonra en çok tercih edilen isimler Elif, Defne, Duru ve Ebrar olarak belirlendi. Erkek bebeklere ise Eymen'den sonra en çok Ömer Asaf, Yusuf, Ömer ve Miraç isimleri verildi.

Nüfus büyüklüğünde üçüncü sırada yer alan İzmir'de, kız bebeklerde Zeynep'ten sonra en çok Defne, Elif, Duru ve Asya isimleri tercih edildi.

İzmir'de erkek bebeklerde ise Eymen'den sonra Çınar, Aras, Ayaz ve Emir en çok tercih edilen isimler oldu.

  769 Okuma
769 Okuma
ŞUB
13

NASA, AY'A ÜS KURMAYA HAZIRLANIYOR!

NASA, AY'A ÜS KURMAYA HAZIRLANIYOR!
NASA, insanları tekrar Ay'a göndermeyi planlıyor. Ancak bu sefer planlar beklenildiğinden daha uzun sürebilir. NASA'nın 13. başkanı Jim Bridenstine, astronotları Ay'a göndermek ve geçmişte olduğu gibi kısa bir süre sonra geri dönmelerini sağlamak yerine, Ay'da kalıcı olarak kalmalarını sağlamak için Ay üssü kurma planlarını açıkladı.

TALİMAT TRUMP'TAN GELDİ

NASA Başkanı, Ay'a üs kurma talimatının bizzat ABD başkanı Donald Trump tarafından geldiğini ve diğer partilerin de bu kararı desteklediğini açıkladı. NASA Başkanı Bridenstine, diğer Amerikalı şirketleri de bu projeyi desteklemeye davet etti.

AMAÇ AY'DA KALMAK OLACAK

Jim Bridenstine, tıpkı 50 yıl önce olduğu gibi Ay'a tekrar geri döneceklerini, ancak bu sefer Ay yüzeyinin daha fazla bölümünü keşfedebilmek için yeni teknolojiler ve sistemler ile oraya gideceklerini belirtti. Yeni görevin diğerlerinden farklı olduğunu belirten Bridenstine, amaçlarının Ay'da kalmak olduğunu vurguladı.
  836 Okuma
836 Okuma
ŞUB
13

Akıllı telefonları gelecekte Wi-Fi kullanarak şarj edebilmek için, araştırmacılar çalışmalarına devam ediyor.

Akıllı telefonları gelecekte Wi-Fi kullanarak şarj edebilmek için, araştırmacılar çalışmalarına devam ediyor.
Birçok akıllı telefon kullanıcısı için telefonları şarj etmek, büyük bir problem haline geldi. Teknolojinin bu kadar çok gelişmesine rağmen şarj sorununa kesin bir çözüm bulunamaması, araştırmacıları da harekete geçirdi.

Herkes tarafından bilinmese de Wi-Fi ve Bluetooth protokollerinin yaydığı radyo sinyalleri, aslında elektromanyetik dalgalardan oluşuyor. Bu durum, Wi-Fi ve Bluetooth teknolojilerinin bir enerji taşıdığı anlamına geliyor.

ELEKTROMANYETİK DALGALARDAN ELEKTRİK ENERJİSİ

Bu durumun farkında olan MIT ve Madrid Üniversitesi'nden bir araştırma ekibi, elektromanyetik dalgaları elektrik enerjisine dönüştürebilen esnek bir sistem geliştirdi. Bu sistem, enerji dünyasında bir devrim yaratmayı amaçlamıyor, çünkü zaten aynı sistem kullanılarak 40 mikrowatt değerinde bir enerji elde edilebiliyor. Ancak bu enerji, yalnızca bir LED'i aydınlatmaya yetiyor.

Araştırma ekibi, ürettiği yarı iletken ince bir antenle, elektromanyetik dalgaların yüzde 30'unu elektrik enerjisine çevirmeyi başardı. Şimdilik ortaya çıkan bu enerji çok çok az olsa da tıbbi alanlarda kullanışlı olabiliyor.

ŞARJ SORUNU ORTADAN KALKABİLİR

Araştırmacılar, ürettikleri bu anteni ileride telefonlara yerleştirerek, tamamen bataryasız telefonlar üretilmesi için çalışmalarına devam ediyor. Bu teknolojinin ne zaman karşımıza çıkacağı bilinmese de araştırmacılar ileride şarj sorununu tamamen ortadan kaldırmaya kararlı gibi görünüyor.
  1006 Okuma
1006 Okuma
ŞUB
13

ORTAMA GÖRE ISINIP SOĞUYABİLEN KUMAŞ ÜRETİLDİ!

ORTAMA GÖRE ISINIP SOĞUYABİLEN KUMAŞ ÜRETİLDİ!
Bilim insanlarının geliştirdiği yeni kumaş, ideal vücut sıcaklığını yakalamak için ortama göre soğuyup ısınabiliyor.

Maryland Üniversitesi bilim insanları YuHuang Wang ve Ouyang Min tarafından geliştirilen yeni kumaş, ortama göre kendi kendini ısıtıp soğutabiliyor. Bu kumaş tekstil malzemeleri olarak kullanılırsa, soğuk havalarda kat kat kıyafet giymenize gerek kalmadan vücudunuzu ısıtabilecek. Sıcak havalarda ise kumaş, kendi kendini soğutarak vücut ısınızı dengede tutacak.

HEM ISITIYOR HEM SOĞUTUYOR

İki farklı iplik materyali kullanılarak üretilen bu kumaş, ısı miktarını kendi kendine ayarlayabiliyor. Materyallerden biri sıcak ve nemli havalarda nemi emiyor, diğeri ise uzaklaştırıyor. Kumaş, derideki teri algıladığında şekil değiştirerek daha çok ısının kaybedilmesine neden oluyor. Böylece vücudu serinletebiliyor. Aksi durumda ise derideki nemi buharlaştırarak, vücudu ısıtıyor.

Araştırmacılar, ürettikleri bu yeni kumaşın anında işe yaradığını belirtiyor. Böylece ısındığınızı fark etmeden önce bile, kumaş sizi serinletmeye başlıyor. Bu özel kumaş, tıpkı normal kumaşlar gibi boynabiliyor ve yıkanabiliyor.

Bilim insanları, bir giyim firmasıyla anlaşarak, yeni ürettikleri kumaşı test edeceklerini açıkladı.
  974 Okuma
974 Okuma

Haftasonu Etkinlik, Bilal BulutSaç Boyası, Film Analiz,

© 2017 Yenimio.com | E2